Ramazan Bayramı

Ramazan Bayramı Müslümanların iki büyük bayramından biri. Ramazan ayında tutulan bir aylık orucun bitiminde Şevval ayının ilk üç günü Müslümanların bayram günleridir.
Rasulullah Medine’ye hicret ettiği zaman Medinelilerin eğlenip neşelendiği iki bayramları vardı. Hz. Peygamber Medinelilere özgü olan, cahiliye izleri taşıyan bu bayramların yerine bütün Müslümanların sevinip eğleneceği İslam’ın iki bayramını onlara haber verdi: “Allahu Teâlâ size, kutladığınız bu iki bayramın yerine, daha hayırlısını, Ramazan Bayramı ile Kurban Bayramını hediye etti.” (Ebû Dâvud)
Ramazan Bayramı, bir aylık oruçtan sonra yeme-içmenin ve her türlü helal nimetten yararlanmanın mübah olduğu; Müslümanların eğlenip birbirlerini ziyaret ettikleri, hediyeleştikleri; çocukların, fakirlerin ve kimsesizlerin sadaka verilerek sevindirildiği; kısaca İslamî kardeşliğin toplumun her kesiminde canlı olarak yaşandığı; bütün bunlarla birlikte Allah’a karşı da sorumluluklarının bilinciyle topluca namaz kılıp birbirine nasihat ettikleri sevinç günleridir.
Bu gün, İslam’ın adabına uygun, hukukuna saygılı olarak sosyal bir disiplin ve Allah’tan korkan, kuldan utanan bir yapı içerisinde oruç tutanlar bayram yapmaya hak kazanırlar. Bu bayram, Allah’ın günahları affederek rahmetiyle tecellî edip Müslümanları mutlu kıldığı bir gündür. Bayram, sevgi ve kardeşliğin gönülleri rahatlattığı, varlığının isbatlandığı mutlu günlerdir. Bayram, zenginlerle fakirler arasında sosyal dayanışmanın ne denli ehemmiyet arzettiğini ortaya koyan önemli bir gündür. Büyüklere saygı ve hürmet, küçüklere sevgi ve şefkatın doruk noktaya çıktığı mübarek bir gündür bayram.
IGMG tarafindan organize edilen “Değişim Sürecinde Anlam Kaymaları-Eski ve Yeni Kimlikler” başlıklı...
Yayınlar
"İslâm'a Giriş", İslam dini hakkında bilinmesi gerekli en temel bilgileri içerir. Verdiği bilgilerin yalın ve doyurucu oluşu nedeniyle, İslam hakkında bilgi edinmek isteyen her seviyede insan için bir başvuru kitabı özelliği taşır.
Seçilmiş yazılar
Cumartesi, 26 Ocak 2008
Dünya tarihinin seyri içerisinde kök salmış bir geleneğe ve alem tasavvuruna sahip farklı toplumların karşılaşarak etkilişime girmeleri ve bunun sonuçları, özellikle dikkat edilmesi gereken hususlardır.
[devamı]
Pazartesi, 12 Mart 2007
Evet artık Mekke’deyiz. Köylerin ve şehirlerin anasındayız, atasındayız. Mekke-i Mükerrem’e için Kur’an-ı Kerim’in iki suresinde ([6:92][42:7]) “Ümmü’l Kura=Şehirlerin anası, atası” tabiri kullanılmıştır. Bundan dolayıdır ki,...
[devamı]
Cumartesi, 31 Ekim 2009
Hac, “kasıt, yöneliş ve yürüyüş” anlamına gelen bir kelimedir. Dinimizde ise, belli bir zaman diliminde, Mikat mahallinde başlayıp Medine ziyareti veya vedâ tavâfı ile son bulan ziyaretler, fiil ve terklerden oluşan bir ibadettir...
[devamı]





























